3 Mart 2016 Perşembe

Osmanlı ve Padişahlar Batı Tefeciliği İle Bitti. Atatürk’ün Devletçilik İlkesi ve Milli Üretim Ekonomisi Tefeciliği Yok Etmek İçindi

Osmanlı ve Padişahlar Batı Tefeciliği İle Bitti. Atatürk’ün Devletçilik İlkesi ve Milli Üretim Ekonomisi Tefeciliği Yok Etmek İçindi // Türk İnsanlık Devrimi Yazıları // Önder Karaçay

4859_02601101207tefeciler
Osmanlı ve Padişahlar Batı Tefeciliği İle Bitti. Atatürk’ün Devletçilik İlkesi ve Milli Üretim Ekonomisi Tefeciliği Yok Etmek İçindi // Türk İnsanlık Devrimi Yazıları // Önder Karaçay
Bugün karşı karşıya olduğumuz gerçeği anlamak ancak tarihi gerçekleri yazarak, öğrenerek ve günümüz ile basiretli bir ahlakla kıyaslayarak anlayabilir doğru bir çıkış bulabiliriz.
1950 yılında Demokrat Parti bu tefeci batı zihniyetine Türk askerinin kanını ilk Kore’ya asker göndererek satmıştır.
Bugün Türk Mevsimi ile vatanı bölmek ve parçalamak isteyen ihanetlerini itibarlarını yıkarak bitirdiğimiz şer adına devletimiz ve milletimizin duygu ve cebine çöreklenen bu iç mihraklar yetmiş yıldır tefecilik için darbe, tefecilik için kan, tefecilik için terör, tefecilik için reform, tefecilik için medya terörü ve algı değiştirme, tefecilik için gazeteciliği bitirme, tefecilik için televizyonu öldürme, tefecilik için reklam bataklığı, tefecilik için sosyal ağlar, tefecilik için çalışanlarını modern köle görmek, tefecilik için sözde demokrasi söylemleri, tefecilik için Anayasa sanki bunların göreviymiş gibi Tesev şer localarında oyunlar, tefecilik için Soros aklıyla reform ve kriz üreterek sermayeye sermaye katma ve milli ekonomiyi yıkmak, vatanı bölüp parçalamak, vatansızlara vatan üretmekti.
Osmanlı sonu da aynı olmuştur. 5 milyon m2 toprak paylaşım savaşı için para putuna satılan padişahlar tarafında Filistin toprağımızda parayla 1948 yılında kurulan ihanet şimdi de genişlemek istiyormuş…Olur…
Bunun için askerimiz Irak ve Suriye’de savaşacak, kan akıtacak, şerde toprak sahibi olacak öyle mi?
Küresel şirketleri ile doksan yıllık birikimimizi bu şerrin şirketlerine sattılar son on dört yılda. Amaç Başkan ve Anayasa ile son darbeyi vurmaktı.
Bu zalimlik ve zorbalıktı. Çünkü halka karşı inanılmaz bir ihanet göz göre göre oynanıyordu.
Tamam işi bitirdik bir tek Başkan yani Padişah ve Anayasa değişikliği ile Türlüğü de çıkardılar mı? Burası Türklerin vatanı değil diyeceklerdi.
Allah dedi ki; hazırlan. Niyetin, aklın, cesaretin, bilgin, birikimin, özün, sözün Atatürk gibi dahi bir insanın eserine sahip çıkabilecek ve satılmadığın için çık sahneye mahşer tufanında bütün bu hain işbirlikçi satılıkları zalimlik ve zulümleriyle bitir.
Yaşanan budur. Üçüncü dünya savaşı paylaşım yapılamadan bitmiştir.
Hem dost hem düşman Amerika ile Türk Milletinin bunca hainliğe ve içimizden hain çıkararak kan, savaş, düşman üretmesine son verilmiştir.
Hangi çağda yaşıyoruz para putuna vatan kaybedelim?
Türkler tarihte tam bağımsız ve özgür olmadan asla yaşamamış ve yaşamayacaklardır.
Bu sebeple Allah İslam ve İnsanlık bayrağını son ibret zalimlerin CANLI HELAK olmalarıyla Türklere sonsuzluğa kadar emanet etmiştir.
Dünyada bütün ideolojiler bitmiştir. Fitne ve fesat kurumuna dönen siyasi parti zihniyeti çöp olmuştur.
Sermaye loca ihaneti ile ihanet bir kez daha çöp olmuştur.
Din adına din tüccarlığı çöp olmuştur.
Dünyada iki türlü insan vardır ilk insanda olduğu gibi imanlı ve imansız insan.
İmanlı insan imansız insan olup olmadığını bilmediği için karışamaz, imansızlık adına da Allah yoktur veya biz Allah tanımıyoruz örtülü niyetiyle artık hiçbir oyun dünyada çeviremez.
Mahşer tufanı ve CANLI HELAK ile dünyada son put yıkılmış çağı Türkler Allah’ın verdiği sırla insanlık adına sonsuzluğa kadar değiştirmiştir.
İhanetle sağlam insanların tehdidi gibi çürümüş zihniyetin sonudur.
Kredi kartını kaldıracağız, bankaları önce kamulaştıracağız, sonra bir müddet üretim bankacılığı yapacağız sonra değişim aracını para dışında puta dönüşmeyen bir sistemle insanlığa yakışan örnek bir sisteme ve milli üretim ekonomisine geçerek tüm kara ve denizlerimizi üretim fabrikasına dönüştürerek herkese işi kendimiz vereceğiz.
İhanet içinde olan sermaye ve siyasetin kapısında iş dilenmek hiç bir Türk’e yakışmaz. Kendine yakıştıranlar bundan artık utanç duymalıdırlar.
Yabancı tüm faaliyetleri yasaklayacağız. Türkler kendi kendine yetecek bir vatana ve millete sahiptir.
Batının bize hem ihtiyacı olup hemde düşmanca faaliyet ve ihanetin sonudur.

Enkaz Edebiyatı // Türk İnsanlık Devrimi Yazıları // Önder Karaçay

Enkaz Edebiyatı // Türk İnsanlık Devrimi Yazıları // Önder Karaçay

BjNYxP-CEAAzbTx
Enkaz Edebiyatı // Türk İnsanlık Devrimi Yazıları // Önder Karaçay
 
1950 sonrası çürümüş siyasetin bir halk kandırma sözü daha ilk iktidarda enkaz aldık. Enkazı kaldıracağız demek olmuştur.
 
Gelin görün ki; son 14 yıllık ihanet ülkeyi enkaza çevirdiği halde neden aklına enkaz aldıkları şimdi geldi…
 
Neden acaba?
 
1950 sonrası her iktidarı ele geçiren kendi yandaş ihaneti sermayesini oluşturdu.
 
Biri geldi her mahallede bir milyoner dedi, yandaşın her evi dolar milyarderi oldu.
 
Bu yetmemiş gibi, Türk Milletinin 90 yıllık birikimini cebe indirenler, komisyonla satan ihanet işbirliği bir de kalkıp enkaz devraldık demez mi?
 
Enkaz mahşer tufanında ilahi kudretin canlı helak ettiği ihanet, zalimlik ve vatana ve millete dış destekle ihanet edenlerin kendileridir.
 
Enkazı bu ülkede yetmiş yıldır kaldıran hatta Osmanlı sonrasında o borçları da ödeyerek kaldıran Türk Milletidir.
 
Bu enkazda batmış ekonomi ile kaldırılacaktır.
 
Batı parayı çekeriz tehdidini bu sefer oynama yeteneğine sahip değildir.
 
Neden çünkü parayı çektiği anda, halıyı kendi ayağının altından çeken gibi yerle bir olacak kendisidir.
 
İlahi adalet kendilerini kötü niyeti ile tuzağa kendi hileleriyle düşürdü.
 
90 yıllık birikimleri satın alarak, bol para denen karşılıksız para basmak yoluyla vatan alacaklarını sananların iflasıdır bu tufan.
 
İmanı kamil olan Türk Milleti müsterih olsun. Şer tiyatrosunu seyretsin, kendinden ve imanı ile milli duygusu harici hiçbir ideolojiye inanmasın. Hepsi başka bir kanattan ihanete ben devam edeyim derdindedir.
 
Çare Türk Milletinin milli birlik ve beraberliğidir.
 
Bunun için Türk İnsanlık Devrimini yürek meydanında başlattık.
 
Kararlar alıyoruz, kararlılıkla ihanetin üzerine yürüyoruz, adalet ve hak arıyoruz.
 
Türkiye Cumhuriyetine ve Türk Milletinin vatanına hiçbir kimse enkaz diyemez. Diyenler enkaz olur ve olmuşlardır.
 
Çağ dışı zihniyettir enkaz edebiyatı.
 
Bir asırlık birikimin üzerine koydukları hiçbir katkı olmadığı gibi hem birikimi yabancılara kaptırdılar, hem yer altı kaynak ruhsatlarımızı yabancılara satmaya kalktılar, gece ve torba kanunlarla Türk Milletinden habersiz hak kaçırdılar.
 
2007 yılında bir kanun çıktı. Türk, Cumhuriyet ve Milli kelimesi geçen bir şirket adı yasaklandı hatta Bakanlar Kurulu iznine bağlandı.
 
Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bunu bir noter gibi onayladı.
 
İhanetin suratlarına çarpacağız. Hepsini…
 
Enkaz kimdir dünya ve insanlık öğrenecek.
 
Ne demiş büyük insan, ruh, şair vatansever Nazım; “Hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu”
 
Hiçbir korkuya benzemez uyanan Türkün ürettiği korku…
 
Anayasayı tanımıyorum demek 33 yıl Kanuni Esasiyi tanımayan Osmanlı Padişahı Abdülhamit taklidi yapmaktır.
 
Sonu Türk Devrimi ile bitmiştir.
 
Ne dedi tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı “Siz bir Abdülhamit beklerken birde bakmışsınız tarih size bir Mustafa Kemal göndermiş.”
 
Mustafa Kemal Atatürk efsane ruh Türk Milleti için enkaza dönenleri kaldırmak için geri döndü…

2 Mart 2016 Çarşamba



Limanları Yakmadan Akıl ve Vicdan Ne Yapıyordu? // Türk İnsanlık Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

Sevginin, merhametin olmadığı her karanlık âlem karşısında,
Sabrı bittiğinde gemileri değil, limanları yakacaktı.

Oysa bir insanın gelebileceği en büyük mertebe,
Güvenli bir liman olmaktı.

Dostluk ipekten bir gömlekti,
Üzerinden kayan yürek üşütür,
Sabır ve zaman insan ruhunda savaştı.

Mutlu olmak için suyun karşısına geçmek gerekiyorsa,
Nehrin durmasını bekleyemezdi,
Beklese bile nehir durmazdı!

Kapadı bazı kapıları… Yeni kapılar açacaktı…

İri gövdeli ağaçlar üzerine ikindi serinliğinin gölgesini düşürüyordu,
Evleri yıkık bahçelerin, eylül yorgunluğu boynunu büküyordu,
Bakanın ve bakılanın!

Asmaların loş ışığında bakır renkli salkımlar gizleniyor,
Esnaf el işleri sanatıyla ikindinin davetini seslendiriyordu.

Sonbahar ikindilerinin değişmeyen töreni,
Bir ibadet saygısı gibi sürüyordu.

Gözleri her şarkıda nemlenir,
Gönlünde ateşli bir maceranın çığlığı olduğu söylenirdi.

Bir suzidil gibi nağmenin anılarında,
Gönlünün kırık dökük maceralarını saklıyordu.

Gözler ıslaktı, nemli nemli baktı,
Düşündü gemiler yerine limanları mı yakmalıydı?

Cesur vuslatın yadigârını almıştı bu deniz, bu gemiler, bu liman,
Bakışları şafaktan derlenen bir gül gibi fermandı.

Koca bir çınar göğsünde başlayan bir sancıyla devrilmiş,
Gitmişti koca can, hazzı artık her cefadandı!

Kendi demir attığı ebedi ikametgâhı limandı,
Gemileri ve limanları yakmadı!

Belkide hep üzerinden geçtiğin köprü geleceğe,
Seni taşımayan köprü olduğunu fark etmediğin için,
Yıkmak gereken köprüyü fark etmemiş olduğumuz için,
Bu düşünce bugün yeşerdi.

Bahar geldi, ağaçlar çiçeğe insan yüreğinde,
Doğru fikre tohum verdi.

Türkiye Cumhuriyeti gibi kökü tarihin ilk çıktığı devre bağlı,
Bir insanlık projesini yıkmak isteyen ihanetin,

Acaba neydi derdi?
Yıkılan kim oldu şimdi bir bileydi! ..

Yakmayalım limanları diyerek bir gemi yapan ruhtu,
Limanları yıktıran ihanet yarım asırdan bu yana,
Acaba ne yapıyordu?

İşte bu ihanet Türk Milletini çok yordu,
Atası tarihin derinliklerinden kanını ve ruhunu,
Putu yıksın diye işsiz ve parasız bir Türkü buldu,
Çağırın şimdi bunu Türküsünü, hak yerini buldu! ...
 
Önder Karaçay
 

İyiye Gözünü ve Yüreğinin Kulağını Kapatan Her İnsan Kötüdür // Türk Devrimi Söz, Yazı ve Şiirleri // Önder Karaçay

İyiye Gözünü ve Yüreğinin Kulağını Kapatan Her İnsan Kötüdür // Türk Devrimi Söz, Yazı ve Şiirleri // Önder Karaçay

CF3DRwlWYAASNqF
İyiye Gözünü ve Yüreğinin Kulağını Kapatan Her İnsan Kötüdür // Türk Devrimi Söz, Yazı ve Şiirleri // Önder Karaçay 
Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti Atatürk gibi bir iyi insana, tarihe sahipken, geçmişe, kültüre sahipken; “İyi adamlar hiçbir zaman kötü adamlar kadar ilgi görmez” diyen Breaking Bad bir tek bu topraklarda haklı çıkamaz.
 
Mustafa Kemal Atatürk gibi bir dahiye, bir devrimciye, kendini vatanına ve Türk Milletine feda etmiş bir iyi insana ve evrensel değere sahip bir millet olacaksın, sonrada put para şer derin sermaye ve siyaset ihanetinin peşinde ve oyunlarında adam olacaksın. Eğer bu vahim ihanetin peşinden gitmeye hevesli şeytana uyma konusunda sözde insanımız hala varsa o zaman biz bitmeyi çoktan hak etmişiz demektir.
 
Din adına tüccar, siyaset ihaneti adına tüccar, put para adına tüccarlardan çektiğimiz kadar kimseden çekmedik.
 
Bu kargaları besledik oysun gözümüzü diye mi? Bilinçaltımızı bile tahrip etmeye kalktılar.
 
1923 yılında 624 yıllık bir imparatorluğun ne için tarihe karıştığını bilmeyen gaflet ve delalet tellalı derin tarih ihanetleri o tarihte yapılan devrimin 1950 sonrası tamamen tersi karşı devrim içinde ihanete gırtlaklarına kadar battıklarını artık görmemek ihanettir.
 
İş adamı diyorsunuz, diyoruz..Türk Mevsimi, Bildenberg derin gizli dünya devleti toplantılarına üye vatana ve millete ihanet eden birisinin işini anladık adamlık neresinde bunun?
 
Siyasetten, gazetelerden, televizyonlar beyin yıkamaz ve Türk Mevsimi ile vatansız lanetli fitne ve fesada toprak kazandırmak adına yapılanları görmezden geleceğiz öyle mi?
 
Fitne ve fesat ağlarında sözde toplum mühendisliğini hangi hak ve yetkiyle yaptıkları belli olmayan yabancı ülke destekli Endeavor gibi ihanetleri görmezden geleceğiz öyle mi?
 
Siz bizi Arap Vahhabi zihniyeti mi? Zannettiniz!…
 
Tesev localarında siyaset öğrenen parti genel başkanlarından gelecek mi? Bekleyeceğiz!…
 
Ekmek için Ekmeleddin operasyonlarında gelecek mi? Bekleyeceğiz!.
 
Bir miktar oyumuzu kravatlı terör partisine aktardık diyen ve siyasallaşan terörü destekleyen sözde Atatürk’ün partisinden gelecek mi? Bekleyeceğiz!..
 
Sosyalizm gibi cılkı çıkmış ve bitmiş ideolojilerden partisinin ismini Vatan diye değiştirdi hala işçi sınıfı ve sermaye sınıfı ayrımcılık üreten zihniyetlerden gelecek mi? Bekleyeceğiz!
 
Musalla Taşında adında ülkemiz için kitap yazan ve bir operasyonla bir televizyonun başına gelen, kitabım ve Mahşer Tufanı sonrası Nuh’un Gemisi adında program yaparak kime hizmet ettiği apaçık ortada olan zihniyetlerden gelecek mi? Bekleyeceğiz!
 
TBMM’si kravatlı terörü siyasallaştıranlar ile köşeye sıkışınca da vekil dokunulmazlığını kaldıralım, bakın sistem yürümüyor, mecbursunuz Başkanlık sistemine diye terör partisi gibi reklam tiyatrosuna çevirenlerden gelecek mi? Bekleyeceğiz!..
 
Türk Milletinin aklı ve vicdanıyla alay eden hainlikten gelecek mi? Bekleyeceğiz!
 
Ben gidiyorum ülke karışsın diyen birisinin iyi niyeti olmadığı ve kendini kurtarmak adına aynı % 50’yi evde zor tutuyorum gibi toplumu birbirine kırdırmak isteyen zihniyetlerden gelecek mi? Bekleyeceğiz!..
 
“İyiye gözünü ve yüreğinin kulağını kapatan her insan kötüdür.” // Önder Karaçay
 
 

1 Mart 2016 Salı

Devrim Nedir? Devrim Kelimesinden İnsanlar Neden Korkmaktadır? // Türk Devrimi Söz, Yazı ve Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

Devrim Nedir? Devrim Kelimesinden İnsanlar Neden Korkmaktadır? // Türk Devrimi Söz, Yazı ve Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

zaman-2
Devrim Nedir? Devrim Kelimesinden İnsanlar Neden Korkmaktadır? // Türk Devrimi Söz, Yazı ve Mensur Şiirleri  // Önder Karaçay
 
Devrim bir kişinin cesaretle çıkıp gerçeği yazması, söylemesi ve haykırmasına denir.
 
Devrim bu cesaretin ve gerçeğe olan inanın zamanla çoğalmasıyla ve yaşananların insanları bunaltması sonucu karşısına konulabilecek o gün ki şartlarda başka bir gerçek olmadığı için gerçekleşir.
 
Türk insanlık devrimi insanlığın son ve tek örnek devrimi olarak Atatürk adına 1923 yılında kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile İslam bayrağının ve insanlığın bayrağının ilahi kudret tarafından mahşer tufanı canlı helak yaşanma sebebi insanın çıkarı için adaleti öldürmesi ve bütün sistemleri beşeri düzende kilitlenmesinden kaynaklanmaktadır.
 
Fitne ve fesat başka ağlarda paralı askerlerine darbe, idam gibi anlamsız seçenekleri tartıştırmaktadır.
 
Oysa bunun çaresini koyduk ortaya. Canlı helak belirtileri olarak yazdım.
 
İlahi adalet Türk İnsanlık Devrimini neden devam ettirmek istedi?
 
Bunun çok açık sebebi; Kerbela olayı sonrası fitne ve fesat lanetlilerin en çok silah, düşman, savaş ve kan akma karışıklıklarını Türk Milletine savaş açmak amacıyla oynadığı oyunlar sonucu kendi tuzağına kapanı ile düşmesi ve Türk Milletinin hiçbir oyuna gelmemesi, insanlıktan asla vazgeçmemesi birde Türk Milletini yetmiş yıldır kandıran, sermaye+siyaset+din adına Karun+Firavun+Haman üçlüsünün bir arada zulmünü yaşadığı için ve bitişi hak etmediği için bitmesi gerekenin fitne ve fesat olması gerektiği için bu ilahi sır bir tufanla hem adaleti sağladı, hem insanlığın sonsuzluğa giderken örnek ve yarım kalan projeyi tamamlama fırsatı verdi. Hemde bu zulmü yaşatan her devlet, kurum ve kişinin sonunu öldürmeden yaşattığını yaşasın diye getirdi.
 
Toplumu din adına cami, tarikat, cemaat gibi tuzaklarda, sermaye adına vakıf, dernek ve üniversite gibi localarda, siyaset adına siyasi parti üyelerini lanetli localara üye yaparak bozdular.
 
İnsanlık devrimi ile insan ıslahına başlayacağız. Önce fitne ve fesat yükünü bu toprakların boşaltması gerekir.
 
Susmak kadar susmamakta haktır. Her susmak edebinden susmak anlamına gelmediği gibi bazı susmak en büyük cevaptır. Bazı susmamak adına haykırmak yöntemi itibariyle fark üretmişse çok büyük cevap ve hepsi devrimdir.
 
Susturmak veya susturulmuş olmakta bir devrimdir.
 
Devrim bir günde olmaz. Olgunlaşması yıllar alır.
 
1950’de başladı aslında bu devrim.
 
12 Eylül 1980 tarihinde bize karşı kanlı savaşa dönüştü.
 
28 Şubatta şer gömleği değişikliği son darbe adına sivil darbe olarak Türk Milletine karşı zalimlik yapıldı.
 
Yapanlar Türk Mevsimi ihanetini işleyen işbirlikçi derin sermaye devleti ve siyasettir.
 
Yine para, yine çıkar, yine halktan habersiz ve kandırarak gerçekleşmiştir.
 
Benim hayatın verdiği rolle sahneye çıkıp yazdığım kitapla ve sırrım için Allah’ın verdiği güçle rolleri değiştirmem devrimdir.
 
Macun tüpten boşalmıştır yazdıklarımla geri dolması asla mümkün değildir.
 
Bahar Türk Milleti adına Türkiye Cumhuriyeti çınarı ağacının dallarına devrim tohumunu olgunlaştırmış ve halkın çaresizliği için imdada son anda yetişmiştir.
 
Bakın suçlular iki aydır sinmiş ve başka niyetler peşindedirler.
 
Türk Milleti bu devrimle 1929 buhranı sonrasında olduğu gibi dünyada en büyük fırsatı yakalayan millet ve devlet olacak 2023 yılında Çin / Anadolu arasında TÜRK BİRLİĞİ kurulacaktır.
Devrim kelimesinden insanımızın korkma sebebi 1950 sonrası fikir ve eylem birliğinin yok edilerek Türk fikrinin paraya satılarak devrişilmesi sonucu insanımızın eylem umudunu yitirmesidir.
2013 yılı Haziran ayında gençlerin büyüklere verdiği dersle 10 milyon insanı eyleme katarak tencere / tava aynı hava dedirtmiş ve yine vekil asile kurşun sıkarak dünyada bir kötü ibret adına bela daha yaşanmıştır.
Berkin Elvan bu konuda sadece cenaze töreninde bile topladığı insanla o yaşta bu çağ dışı büyüklerin kan sevdasına en büyük derdi vermiştir.
Berkin // Türk Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay
14 yaşında vuruldu,
15 yaşına hastanede can çekişirken girdi,
16 kiloya düştüğünde rakamları sıraya zulüm gibi dizdi de şehit oldu.
Berkin gibi Abdullah gibi cömertler vardı zulmün karşısında.
Ellerinde şimdi kan kaldı,
Vekil asile kurşun sıktı,
Dünyanın neresinde böyle bir zulüm vardı?
İlahi adalette de mahşer tufanı ve canlı helak olmak vardı.
Türk Milletine, İslam alemine ve insanlığa Türk İnsanlık Devrimi hayırlı olsun…
Dünyada zalimler helak olduğu için zulüm son buldu.
Bir zalimlik ve zulüm yine dahi ve büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk fikri ve ruhu ile kendine hep bana hep bana diye diye rabbena dedirtti.
Önder Karaçay