4 Mart 2016 Cuma

24 Temmuz 1919 & 24 Temmuz 2015 Şifreleri // VATANI GERİ KAZANIYORUZ İHANETİ // Türk İnsanlık Devrimi Söz Yazı ve Şiirleri // Önder Karaçay

24 Temmuz 1919 & 24 Temmuz 2015 Şifreleri // VATANI GERİ KAZANIYORUZ İHANETİ // Türk İnsanlık Devrimi Söz Yazı ve Şiirleri // Önder Karaçay

ataturkculugun-onemi
24 Temmuz 1919 & 24 Temmuz 2015 Şifreleri // VATANI GERİ KAZANIYORUZ İHANETİ // Türk İnsanlık Devrimi Söz Yazı ve Şiirleri // Önder Karaçay
 
24 Temmuz 1919 Erzurum Kongresi ile Mustafa Kemal Paşa’nın kongre başkanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı paylaşım savaşıyla 5 m2 toprağının kalan 718 bin m2 kara yarısı kadar denizini kurtaran asil savaş sonrası 29 Ekim 1923 günü Türkiye Cumhuriyeti adıyla Türk Milleti adına yaşayan tüm halklar adına kuruşmuş insanlığın ilk ve son insanlık projesi devletiydi.
 
1950 yılında üçüncü paylaşım savaşını başlatmak isteyenler el sıkıştıkları ihanet ile başlattıkları bela günümüze kadar kanlı bir üçüncü dünya ve Türk Milletine karşı 12 Eylül 2012 tarihinde toplu, 12 Eylül 2012 tarihinde bire bir ayrımcılık zulmü ile arada kan akıtan ve niyeti yine toprak paylaşmak olan bir savaştı.
 
28 Şubat şer gömleği giydiren ve giyenler çok yazdığım Türk Mevsimi ile son darbeyi vurmak adına işletilen projenin kırılma noktalarından biri 24 Temmuz 2015 tarihidir.
 
Bu tarihte kullanıldığını ve atılacağını Reyhanlı saldırısı sonrası eşiyle Amerika’ya koşan eşine verilen diktatör kitapçığı ile bittin bizim için git yeni görevlerini yap dediler.
 
Baktı sadece kendim değil veya proje gereği tamda öyle bir tarih seçildi ki; daha önce valilere açılımla terör barışı yapıyoruz, terörist görürseniz dokunmayın niyetin aslında bir kurmaca olduğunun 24 Temmuz gibi bir tarihte Türk Silahlı Kuvvetleriyle açılım bitti aşamasına bir anda gelme sebebini geçen günlerde askerimizin kanı neden akıyor diye haklı feryat edenlere;
“VATANI GERİ KAZANIYORUZ” sözü ile niyetini ortaya koyuyordu.
 
Ne anlama geliyor? 24 Temmuz 1919 ile intikam anlamı kazanacaktı derin tarih planında.
 
Bunu da; Başkan ve Anayasa’da Türkü çıkarmak niyeti gibi çöpe arttık.
 
Erzurum Kongresini tekrar okumak ve öğrenmek gerçek yakın ve anlık tarih için elzemdir. Türk niyet okur ileriyi gören lider Atatürk ruhu budur işte…
 
Türk İnsanlık Devrimi İle Yine Vatanın ve Türk Milletin Kurtuluşu İçin Bütün Engelleri Tek Tek Süpürerek Kaldıracağız // Türk Devrimi Yazı, Söz ve Şiirleri // Önder Karaçay
 
Görsel 24 Temmuz 1919 Erzurum Kongresini yazan İstiklal Harbi Gazetesi olup Erzurum Kongresi Başkanlığına oy birliği ile seçilen Mustafa Kemal Paşa diyor ki; “Vatanın kurutuluşu yolunda millet bütün engelleri kıracak, süpürecek.”
 
Bugün yaşadığımız da farklı değildir.
 
Hatta içimizde sinsi iç düşmanlığını gizlemiş hain derin sermaye devletinin ihanetini ortaya kitabımla MUHTIRA vererek emsali görülmemiş bu ihanete karşı yine diyoruz ki;
 
“Türk insanlık devrimi ile vatanın ve Türk Milletinin kurtuluşu için enkaza dönüşen bütün engelleri tek tek süpürerek kaldıracağız.” // Önder Karaçay
 
Türkler tarih yazmaya başladı mı? Son noktayı koymadan o tarih yazılmış olmaz.
 
Türk asaletinin, ruhunun, tarihinin, kültürünün, geçmişinin, kararlı cesaretinin karşısında hiçbir örgütlenmiş ihanetin yaşama şansı yoktur.
 
Kendi içlerinde yaşadıkları ihanet kavgasının sonu bellidir.
 
Bugünlerin yaşanacağını yıllar önce sırrım gereği bildiğim için büyük bir hazırlıkla ve imanlı bir inançla tarihin derinliklerinden Türk Milleti için geldim.
 
Bugün her Türk bir Atatürk olmak zorundadır.
 
Bayrağımızın arkasına sığınarak sizi kandıran hainlere kanmamalıyız. Türk bir tek doğru ve hak neyse onun peşinden gider ve birisini kandırmak için oyun oynamaz. Oyun oynayanlara da çıkarı için kanmaz.
 
Vatanımız ve Türk Milletinin geleceği için en büyük engel serin sermaye devleti ve bunların emrinde gücü ele geçirdiğini sanan zavallılardır.
 
Bir ülkenin adalet sistemi ve adalet adına iş yapan insanları muhtelif baskı ve şiddetle görev yapamaz hale getirilmiş olabilir.
 
O zaman iş o ülkede yaşayan aklını, vicdanını, ahlakını, imanını, milli duygusunu kaybetmemiş olan vatanına ve milletine yurttaşlık bağı ile bağlı olan herkese düşer.
 
Adaletin adı o zaman Türk Milletinin vicdanı olur.
 
İhanete düşenler bu yöne doğru hızla ilerlemekte ve kendi kandıkları kuyuya düşmek için yapmadıkları kalmamaktadır.
 
Herkes bugüne kadar iki aydır yazdıklarım ve yaşadıklarınızla yaşananlarla lütfen karşılaştırın.
 
Erzurum Kongresi Önemi ve Alınan Kararlar Türkiye Cumhuriyetinin 19 Mayıs 1919 Doğum Günü Erzurum Kongresi ile Yerel Halk Meclisinde İlk Kuruluşu Anlamına Gelir.
 
23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum‘da toplanan kongredir. 17 Haziran’da Vilâyât-ı Şarkıye Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum şubesi tarafından toplanan Erzurum Kongresi Erzurum Umûmî Kongresi veya Umûmî Erzurum Kongresi olarak da anılır.
 
Kongreye çoğunluğu işgal altındaki 5 doğu ili Trabzon, Erzurum, Sivas, Bitlis ve Van’dan gelen 62 delege katılmış; 2 hafta süren kongrede alınan kararlar Kurtuluş Mücadelesi‘nde izlenen çizgide önemli ölçüde belirleyici olmuştur.
 
Kongreyi geçici başkan olarak Erzurum delegelerinden Hoca Raif Efendi açmış; yoklamanın ardından yapılan oylamada Mustafa Kemal Paşakongre başkanlığına getirilmiştir.
 
Aslında Kongre görüşmelerinin 10 Temmuz’da başlaması öngörülmüş, delegelerin bir bölümünün anılan tarihte Erzurum’a gelememesinden dolayı ertelenerek, 23 Temmuz’da görüşmelere başlanılmıştır.
 
Alınan kararlar
 
Vatan bir bütündür, parçalanamaz.
Her türlü yabancı işgaline ve müdahalesine karşı millet hep birlikte direniş ve savunmaya geçecektir.
İstanbul Hükûmeti vatanın bağımsızlığını sağlayamazsa geçici bir hükûmet kurulacaktır. Bu hükûmet milli kongre tarafından seçilecektir. Kongre toplanmamış ise, bu seçimi Temsilciler Kurulu yapacaktır.
Kuva-yi Milliye’yi etkili, milli iradeyi hakim kılmak esastır.
Azınlıklara siyasi hakimiyetimizi ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez. Ancak bu vatandaşların canları, malları ve ırzları her türlü saldırıdan korunacaktır.
Manda ve himaye kabul olunamaz.
Milli irade ve toplanan ulusal güçler padişahlık ve halifelik makamını kurtaracaktır.
Mebuslar Meclisi’nin derhal toplanmasına ve hükûmetin yaptığı işlerin milletçe kontrolüne çalışılacaktır.
Sömürgecilik amacı taşımayan devletlerden teknik, sanayi ve ekonomik yardım kabul edilebilir
Erzurum Kongresinin Önemi ve Özellikleri:
 
1- Manda ve himaye reddedilerek ilk kez ulusal egemenliğin koşulsuz olarak gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.
 
2- İlk kez milli sınırlardan bahsedilmiş ve Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalandığı anda Türk vatanı olan topraklarının parçalanamayacağı açıklanmıştır.
 
3- Toplanış şekli bakımından bölgesel olmasına karşın aldığı kararlar bakımından milli bir kongredir.
 
4- İlk defa geçici bir hükümetin kurulacağından bahsedilmiştir.
 
5- Erzurum Kongresi Sivas kongresine bir ön hazırlık çalışması niteliğindedir.
 
6- İlk kez başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı dokuz kişilik bir Temsil Heyeti oluşturuldu. Bu Temsil Heyeti bir hükümet gibi görev yapacaktır. (Temsil Heyeti’nin görevi TBMM’nin açılmasına kadar devam edecektir.)
 
7- Erzurum Kongresinin bir önemi de Batı Anadolu’da Yunan kuvvetlerine karşı mücadele eden Kuva-yi Milliye üzerinde büyük moral etkisi yaptı.
 
8- Erzurum Kongresi Mustafa Kemal’in sivil olarak görev aldığı ilk yerdir. Bölgesel bir kongredir.
 
Amasya Genelgesi Ulusal egemenliğe dayanan, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti‘nin temellerini oluşturan ilk kuruluş belgesi olması nedeniyle de Amasya Genelgesi’ nin Türk tarihinde ayrı bir yeri ve önemi vardır.
 
Genelgenin hazırlanması
 
İlk kez ulusal egemenlikten bahsedilmiştir. Bir ihtilal bildirisi niteliği taşımaktadır, çünkü İstanbul Hükümeti’ni hiçe saymakta, hükümetin düşman devletlerin esiri olduğunu söylemekte ve milleti yine milletin kendisinin azmi ve kararlılığının kurtaracağını söylemektedir. Maddenin yorumu Kurtuluş Savaşı‘nın amacı ve yönetim şeklinin halk tarafından yapılması ve seçilmesidir Mustafa Kemal kendisinin hazırladığı Amasya Tamimi’ni, 9. Ordu Müfettişi sıfatı ile imzalamıştır.
 
Esaslar, Mustafa Kemal tarafından yaveri Cevat Abbas Bey’e 21-22 Haziran 1919 gecesi Amasya’da yazdırılmıştır .Sivas‘ta bir kongre toplanacağı, Amasya Genelgesinde belirtilmiştir.
 
Mustafa Kemal tarafından Cevat Abbas Bey’e yazdırılan temel esaslar şunlardır
 
Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir.
İstanbul hükumeti aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor.
Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
Milletin içinde bulunduğu durum ve şartların gereğini yerine getirmek ve haklarını gür sesle cihana duyurmak için, her türlü baskı ve kontrolden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir.
Anadolu’nun her bakımdan en güvenilir yeri olan Sivas’ta hemen milli bir kongre toplanması kararlaştırılmıştır.
Bunun için bütün illerin her sancağından milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olan en kısa zamanda yetişmek üzere yola çıkılması gerekmektedir.
Her ihtimale karşı bu mesele milli bir sır olarak tutulmalı ve temsilciler gereğinde yolculuklarını kendilerini tanıtmadan yapmalıdırlar.
Doğu illeri adına 10 Temmuz’da Erzurum’da bir kongre toplanacaktır. O tarihe kadar öteki illerin temsilcileri de Sivas’a gelebilirlerse Erzurum Kongresi‘nin üyeleri de Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket ederler.
Nutuk‘un aynı bölümünde ifade edilir ki, aslında bu taslak, dört maddelik bir müsvedde olarak dikte edilmiştir. Amasya genelgesinin sonuç bildirgesi bu taslak doğrultusunda gerçekleşmiştir. Bu taslak metnin sonunda, Mustafa Kemal’in, Kurmay Başkanı Albay Kazım Bey‘in, kurmay heyetinden tebliğ işlerinden sorumlu memur Hüsrev Bey’in, askeri makamlara şifre yayan diğer bir yaver Muzaffer Bey’in ve sivil makamlara şivreleyen fakat Nutuk’ta adı açıklanmayan bir sivil memurun imzaları vardır, ve Nutuk’ta ifade edildiğine göre bunlardan başka imzalar da vardır.
 
Hazırlanan bildirideki bu diğer imzalar, bahsi geçen ilk imzalardan sonra müsveddede yerini almıştır. Atatürk’ün Nutuk’ta, isimlerinden bahsetmediği bu imzaların sahipleri; İstiklal Savaşı‘nı başlatan diğer komutanlar olan ve fakat Milli Mücadele sonrasında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adlı muhalefet partisi kurmak istedikleri için “gözden düşen”Hüseyin Rauf Orbay, Refet Bele ve Ali Fuat Paşa‘dır.
 
Bildiri, Erzurum’da 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir‘e ve Cemal (Mersinli) Paşalara da sunuldu Onların onayının alınmasından sonra, bildiri, 22 Haziran 1919’da ülkenin en batısındakinden en doğusundakine kadar tüm mülki amir ve askeri komutanlara telgrafla Abdurrahman Rahmi Efendi tarafından ulaştırıldı.
 
Sivas Kongresi Önemi ve Kararları
 
Mustafa Kemal‘in Amasya Genelgesi‘ni açıkladıktan sonra bir çağrı üzerine I. Dünya Savaşı‘ndan sonra işgale uğrayan Türk topraklarını kurtarmak ve Türk milletinin bağımsızlığını sağlamak için çareler aramak amacıyla seçilmiş ulus temsilcilerinin Sivas‘ta bir araya gelmesiyle, 4 Eylül 1919 – 11 Eylül 1919 tarihleri arasında gerçekleşen ulusal nitelikte bir kongredir.
 
Sivas Kongresi’nde alınan kararlar, daha önce gerçekleştirilen Erzurum Kongresi kararlarını genişleterek tüm ulusu kapsar bir nitelik kazandırmış ve yeni bir Türk Devleti’nin kuruluşuna temel olmuştur; bu nedenle Sivas Kongresi’nin Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki önemi büyüktür.
 
Sivas Kongresi’nde, Erzurum Kongresi’nde alınan vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığıyla ilgili kararlar aynen kabul edilmiştir.
 
Kongre aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi‘nin ilk kurultayı olarak kabul edilmektedir.
 
Bugün CHP can çekişmektedir. Dikkat Sivas Kongresinde kurulduğunu tarih söylüyor. Bugün CHP neye hizmet ediyor?
 
Kongre delegeleri
 
Kongrede doğu illeri adına delege olarak Erzurum Kongresi’nde seçilen Heyet-i Temsiliye (Temsil Kurulu) üyeleri bulunuyordu. Batı ve Orta Anadolu illerinden gelen diğer temsilcilerin de katılımı sayesinde Sivas Kongresi, ulusal bir kongre niteliği kazanmıştı.
 
Kongreye katılan delege sayısı tartışmalı bir konudur. Ankara gibi bazı illerde vâlilik baskısı ile delege seçimi gerçekleşememiş, bazı illerden seçilen delegelerin ise yola çıkması engellenmiş, bu nedenle kongreye katılamamış veya kongre çalışmaları bittikten sonra Sivas’a gelebilmişlerdi. Sonradan katılanlar’la birlikte delege sayısının 41’i bulduğu söylenebilir (Farklı kaynaklara göre 31,33, 38 katılımcı vardır.)
 
Delegeler Kongrenin ilk oturumunda İttihat ve Terakki ile bir bağları olmadığını ispat için bir yemin metni hazırlamış ve bu metni okumuştur:
 
Bu yeminin asaletini herkes bir kez daha idrak etsin lütfen….
“Makam-ı celil-i hilafet ve saltanata, İslamiyete, devlete, millete ve memlekete manen ve maddeten hizmetten başka bir gaye ve emelimiz olmadığına binaen kongrenin müzakeresi devamı müddetince ihtirasat-ı şahsiye ve siyasiyeden ve fırkacılık amalinden münezzeh bir azim ve iman ile çalışacağıma namusum ve bilcümle mukaddesatım namına vallah, billah”
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder