1 Mart 2016 Salı

Madem Ecdada Sahip Çıkılıyordu O zaman Osmanlı Emaneti Olan İnhisar Tekel Fabrikaları Neden Kapatıldı Yerine AVM'ler Dikildi? // Önder Karaçay

İnhisar (Tekel) Fabrikaları Osmanlı Emanetiydi, Niyeti Osmanlı Görünümlü Olanların Cumhuriyetin Doksan Yıllık Elmasını Yok Pahasına Satarak İhanet Edenler İçin Şiir Fabrikası Açtım, Bunun İçin Şiir Sigaradan Daha Fazla Öldürür Oldu // Türk Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

images (2)
İnhisar (Tekel) Fabrikaları Osmanlı Emanetiydi, Niyeti Osmanlı Görünümlü Olanların Cumhuriyetin Doksan Yıllık Elmasını Yok Pahasına Satarak İhanet Edenler İçin Şiir Fabrikası Açtım, Bunun İçin Şiir Sigaradan Daha Fazla Öldürür Oldu // Türk Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay
İnhisar Şiir Fabrikası // Türk Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay
Şarköy Tekel fabrikasına sadece kuşlar yuva yapmış…500 kişi çalışıyordu…2000 kişi ekmek yiyordu. Şimdi Şarköy üzümlerini derin devlet sermaye ihanetinin adına Gülor Fabrikası gibi ihanetler cebe indiriyor…Bizim işimiz sermaye ihanetinin sonunu getirmektir.
Tekel fabrikası satıldığında;
Can evimden vurulmuşa dönmüştüm…Cumhuriyetimizin eserleri yok oluyordu.
Ne tütün kaldı?
Ne de fabrikası TEKEL…İşçileri sokaklarda sürüklenerek,
Üzerlerine böcek yerine konarak su sıkılıyordu…
Ve çalıştığım bankanın genel müdürü aynı gün,
Bir bilim yuvamızdan kovuluyordu,
Kovulan bankaydı.Sanki ülkede sigara ve işçilik tamamen yasaklanıyor,
Tekel yok pahasına nasıl satılırdı?Fabrikada çalışan kızlar mı kaldı?
Hayallerinin dantellerini ören nazlar mı kaldı?
Sazının telini kıran ozan mı kaldı?
Gerçeği kalemini kırmadan yazan mı kaldı?
Bizim gibi vatan millet aşkı ile yananları üzmeyen mi kaldı?
Fabrikada tütün saran, sararken de hayal kuran kızlar mı kaldı?Kalmadı!İnsanlarımıza zararlı da olsa kendi tütünümüzün,
Markaları olan Birinci, Tekel 2001 yerine şimdi ne satılıyor?
Eğer hala tütün üretebilen bir üretici kaydıysa,
Ürettiği ürünleri kime ve kaça satıyor?
Ve üzerinde içersen ve satın alırsan öldürür yazan,
Yabancı sigaraları kim ve kaça alıyor, satıyor?
Bizde anlamıştık ki sigara içmek yasaklanıyor.
Tekel ‘İnhisar’ adıyla 1862 yılından bize kalmış bir emanetti,
Şimdi bu emanet yok pahasına kime gitti?
Tekel ve diğer satılan ve kapatılan fabrikalar yerine,
İnhisar* şiir fabrikasını açıyorum.
Milli duygularımızın şiir fabrikası çalışsın diye!
Bilim yuvasından kovulan o malum banka,
Buna kızmış olmalı ki önce çalışanlarını paketleyerek,
Bir günde kapının önüne koyuyor, tepki görünce,
Genel müdürü ile yollarını ayırıyordu.
Yeni genel müdürü kendi kültüründen olmadığı için,
Bankanın kendi kültürüyle yetişmiş,
Kendisini kendi yapan eski çalışanlarını,
Tek tek paketleyerek skandallara imza atarak işten çıkarıyordu.
Ve Türk Milletinin mücadele fabrikası çalışmaya başlıyordu.
*Üretim ve istihdam sağlayan fabrikalarımız satıldı veya kapatıldı. Şimdi bir Türk Milleti sorgulayan mücadelenin fabrikasını açıyoruz. Bu fabrikada bir millet çalışacak.” / Önder Karaçay “Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürlüğü ya da eski adıyla TEKEL, çeşitli madde ve hammaddelerle ilgili tekellik görevini yürütmesi amacıyla 1862 yılında “İnhisar” adıyla kurulan kuruluştur. 1862’de tütün dış alımının yasaklanması ve tuz tekeline ilişkin yönetmeliğin yayımlanmasıyla hizmete başladı. 1879’daki Rüsumu Sitte Kararnamesi’yle tekel gelirleri devletin iç borçlarına karşılık olarak yabancı bankerlere bırakıldı. 1883 yılında Osmanlı Devleti, dış borçları nedeniyle tütün tekeli ayrıcalığını yabancı sermayeli Tütün Rejisi’ne devretti. Tütün tekeli uzun yıllar bu şirket tarafından işletildikten sonra, 1925’te millîleştirildi. İnhisar İdaresi olan adı, 1946 yılında TEKEL Genel Müdürlüğü yapıldı. 1983 yılında kamu iktisadi kuruluşuna (KİK) dönüşen TEKEL, 1987 yılında Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü adını aldı. 2002’de iktisadi devlet teşekkülü (İDT) hâline getirildi. Zaman içinde tekellik niteliğini yitiren Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün son olarak 2008 yılında sigara, pipo, kıyılmış tütün ve nargile tütünüyle ilgili varlıkları özelleştirildi. TEKEL’in sigara üretim kısmını satın alan British American Tobacco (BAT) , TEKEL markasını da devraldı. Bu nedenle kuruluş Aralık 2008’den beri “tta A.Ş.” kısaltmasını kullanmaktadır.” Not: Bu bilgiler Wikipedia sitesinden alıntıdır.
Bugün Satacak Bir Şey Kalmadığı İçin Birbirlerini Satmaya Başladılar // Türk Devrimi Yazıları // Önder Karaçay
Not: Aşağıdaki yazı Yeşil Tire Gazetesi yazarı Günay Özbek kaleme almış. Olduğu gibi alıntı yaparak uyanın artık. Anayasa Mahkemesini tanımıyorum demek Türk Milletini tanımıyorum demektir.
TEKEL’İN ÖZELLEŞME MACERASI
Darphane gibi para basan Türk Telekom’dan sonra önce içki, şimdi de Tekel sigara. Yarın sıra Şeker fabrikalarını satmaya, Milli Piyangoya gelecek. IMF emrine uyarak şeker pancarı üretimi kısıtlanacak, fabrikalar  kapanacak.
Günay ÖZBEK*
Bu yazımda sizlere Tekel’in özelleşme sürecini anlatacağım.
Tekel’in özelleştirilme süreci, 1990′lı yılların ilk yarısında Akhisar Sigara Fabrikası ile Tekel’e ait iki önemli sigara markasının isim hakkının bir yabancı çokuluslu şirketle kurulacak ortaklığa devredilme girişimi ile başladı. Eylemler etkili olunca fabrikanın satışı durduruldu.
Tekel’i yok etmek için IMF’nin talimatı ile Tütün Yasası, Haziran 2001′de T.B.M.M.’nde kabul edildi. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yasayı veto etti. Ancak Sezer’in bu uyarısı dikkate alınmadı ve bir kaç ay sonra yasa kabul edildi. Böylece tütün üretimine büyük  darbe vuruldu. Üretici tütün ekemez duruma geldi.
Daha sonra “Tekel’i babalar gibi satarım” diyen Kemal UNAKITAN dönemi başladı.
Devlet, rakı pazarının %76′sının sahibi Mey İçki’yi 2003’te 292 milyon dolara iş adamı Nihat Özdemir ve ortaklarına sattı. Özdemir, çok değerlenen Mey’i üç yıl sonra 950 milyon dolara Amerikan Texas Pacific Group’a sattı. Bu firma da Mey’i 2,1 milyar dolara Johnny Walker viski ve Guinnes biranın sahibi İngiliz Diageo’ya sattı. Aradaki farkı lütfen hesaplayın. Türkiye’nin nasıl zarar ettirildiğinin sadece bir örneği bu.
Tekel’in altı sigara fabrikası(Samsun, Tokat, Malatya, Adana, Maltepe, Bitlis) ise 20 dakikada 1,7 milyar dolara British American Tobacco(BAT)’ya satıldı. Bu rakam Tekel’in sadece iki sigara fabrikasının üç yılda yapacağı kâra denk düşen bir para karşılığı. Ayrıca bu fabrikaların yalnızca arsaları konut yapılmak üzere satışa çıkarılsa en az 4-5 milyar dolara satılacak mülkler. Bunun dışında satılmayan ve Tekel’in elinde kalan Yaprak Tütün İşleme fabrikalarındaki en kaliteli 25 milyon kilo tütünü(125 milyon dolar) BAT’a hediye ettiler. Oysa satış yapılırken çalışanlara Yaprak Tütün İşletmelerinin satılmayacağı sözü verilmişti. Yaprak Tütün İşletmeleri elinde tütünü ve fabrikaları kalmayınca Özelleştirme İdaresi tarafından kapatıldı.
BAT 1,7 milyar doları peşin olarak zevkle ödeyeceğini açıkladı. Aslında TEKEL zarar etmiyordu. 2007 yılı faiz ve vergi öncesi kârı 151 milyon dolardı. Tekel’e ihalede en yüksek parayı veren İngilizler, o parayı da Türk bankalarından kredi olarak aldılar. Özelleştirilen devlet mallarını satın alan yabancılar, krediyi Türk bankalarından buluyor. Açıkçası Türk’ün parasıyla Türk’ün Tekel’ini aldılar. Hemen şunu da belirtelim. Tekel’i bu kadar ucuza kapatan BAT’ın 100 kişilik ekibi bunu İstanbul’da bir gece kulübünde kutladı ve o gece 10 bin sterlin harcadı. Hiç düşündünüz mü, kimler kutlama yapar? Elbette bir zafere imza atanlar.
Yılda 110 milyar adet sigara satışı yapılan Türkiye iç pazarında TEKEL’in payı yüzde 29 idi. Tekel’in 2004 yılında Ankara’da yaptırdığı ikiz kuleler de 100 milyon dolara Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine satıldı. Oysa Tekel, bu binalara 210 milyon dolar harcamıştı. Tekel, bu satıştan da 110 milyon dolar zarara sokuldu.
Memleketimiz bu şekilde adım adım satılıyor. Hem de yok pahasına. Darphane gibi para basan Türk Telekom’dan sonra önce içki, şimdi de Tekel sigara. Yarın sıra Şeker fabrikalarını satmaya, Milli Piyangoya gelecek. IMF emrine uyarak şeker pancarı üretimi kısıtlanacak, fabrikalar kapanacak, işçiler ve pancar üreticileri işsizler ordusuna katılacak. Bu kurumlar zarar etse içim yanmayacak. 3-5 yılda zaten o parayı çıkaracakken neden böyle yapılıyor, anlamak mümkün değil. Bunun bir tek açıklaması olabilir: Günü kurtarmak.
Çok büyük bir kâbus bekliyor bizi. Satacak bir şey kalmayınca ne olacak? Bu gidiş iyi değil. İnsan ürperiyor düşündükçe. Bazılarının kafasına dank edecek ama ne yazık ki çok geç olacak.
*Günay Özbek Yeşil Tire Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder