Mobbing Bank ile Bildiğimiz Bankacılık Sektörünü Karşılaştıralım Hangisi Doğruyu Söylüyor? Geleceğimiz Hangisi İle Aydınlık Olacak? // Türk Devrim Yazı, Şiir ve Sözleri // Önder Karaçay

Mobbing Bank ile Bildiğimiz Bankacılık Sektörünü Karşılaştıralım Hangisi Doğruyu Söylüyor? Geleceğimiz Hangisi İle Aydınlık Olacak? // Türk Devrim Yazı, Şiir ve Sözleri // Önder Karaçay
Öncelikle beni işten çıkaranların ve iş vermeyenlerin bir bankası ve markası varsa artık bilsinler ki hem bankalarından, hem de markalarından çok daha değerli ve büyük fikir dahisi Atatürk’ün Nutuk sonrası devrimini yazan kitabım aynı zamanda para kabul etmeyen banka olmakla birlikte, geleceğin çok önemli bir Türk Markası olacaktır. Türk Fırtınasının manası zaten Türk Mevsimi denen ihanete cevaptır.
Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda büyük önder Atatürk’ün kurduğu bankacılık ile bugün ki bankacılık zihniyeti birebir zıttır ve Türk Milleti adına bir ihanete dönüşmüştür.
Bugün ki bankacılık kanunla korunan tefeci bir zihniyete sahip bankacılığın Türkiye Cumhuriyeti insanlık projesi gereği ve Türk Milletinin huzuru, mutluluğu, sağlığı ve geleceği için yeri yoktur.
Her kanun adalet adına doğru değildir. Kanunun niyeti kanundan daha önemlidir. 24 Ocak kararları ve 32 sayılı Kanun milli çıkarlara uygun günü geldiğinde değiştirilecektir.
Neden yoktur?
* Üretim, ihracat ve istihdam sağlayan kredi desteği vermek yerine borçla, tüketim, ithalat, teknoloji bağımlılığı, tembellik, işsizlik, eğlence vb olumsuzları üreten bir zihniyetin insanlık projesinde yeri olamaz.
* Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda kurulan bankaların hepsinin üretim görevleri vardı. Bugün para ithal, eden, ithal ettiği parayı ipotekle satan ve kredi kartı insanlığın yüz karası karşılıksız para gibi tüketimi ve ithalatı yaşatmak adına sinsi ve tefeci zihniyet ürünleri kötü niyetlidir.
* Küresel finansın eline geçen bankacılık son otuz beş yılın tamamında parayla para kazanarak önce vatandaşın parasını devlete satarak dolaylı, sonra kürsel sermayenin parasını direk vatandaşı borçlandırma işine haksız ve baskı ile zulüm uygulayarak rekabette bile basiretsiz uygulamalarla, devlet kurumları tarafından korunarak insanımızı kendisine köle etmiş, borçla esir almak istemiş, milli ekonomi siyaseti 28 Şubat şer gömleği operasyonu destekli adeta talan etmişlerdir.
* Şimdi sıra ilahi tecellinin adaleti işleyecek ve kendi ayaklarına nasıl kurşun sıkarak ihanetlerini ortaya çıkarmama kendileri fırsat verdilerse, ihanete ortak olan siyasetle birlikte tarihe karışma süreci içine girmişlerdir. Emsali görülmemiş bir saldırı gerçekleştirdiler, batan batının ekonomisini kurtarma görevi hangi çıkar ile ve görev gereği kendilerinde gördüler bunu zamanı geldiğinde sorulacaktır.
* Hedefte milli ekonominin talan edilmesinden sonra Türkiye Cumhuriyeti devletini yıkmak, burayı bir orta çağ Arap krallıkları gibi sömürge ülkeye çevireceklerdi. Atatürk ve İlke ile İnkılapları 1950 sonrası şer ortaklıkla içimizden çıkarılan ihanetlerle hedefe konulmuştu. Bu kötü niyetlerini sermaye derin devleti Tesev denen localar da Anayasa değişmeli hatta akil adamlık bile yapmaya kalktılar. Osmanlı zamanında Damat Ferit’in batı adına vatanı ve milleti parçalamak adına Heyet-i Nasiha ile aynı niyettir. Sermaye kim oluyorsa Türk Milletinin üzerinde kendini görüyor, Anayasa veya başka konularda Türk Milletinin geleceği ile ilgili konularda konuşuyor veya faaliyetlere girişiyor?
* Türkiye Cumhuriyetinde tek üst akıl Türk Milletidir. Türk Milleti hiçbir niyet veya kişinin istekleri doğrultusunda bir kabile devletine dönüştürülemez. Bunu yapmaya kalkanlar ifşa olmuşlardır ve akıbetleri bellidir. Vatana ve millete ihanetin Anayasamızda karşılığı neyse o karşılığı Türk Milleti adına alacaklardır. Türk Milleti kendilerine kendilerinin bize yaptığı gibi baskı ve zulüm uygulamayacak, aynı zamanda insanlık öğreterek çektirdiklerini çeksinler diye ders vererek yapacağız.
* Türk Milleti Allah tarafından bile lanetlenmiş Kur’an-ı Kerim ilahi kitabımızda fitne ve fesat ile toplumları karıştırmak isteyen bu Allah tarafından vatansız olarak cezalandırılmış kötü niyetlere yem olmayacak kadar asil ve tarihin en büyük milletidir. Para putu ile devlet olunamayacağını, devlet olabilmek için bir tarih geçmişi, dil geçmişi, kültür geçmişi, edebiyat geçmişi gerekir. Öyle para ödülleriyle bilmem ne ödülü aldı şişirmelerinin hiçbir ehemmiyeti yoktur. Dinamit gibi patlayıcı ve zarar verici bir buluşu bulan adına ancak para putu ile ödüllerini cezbedebilirler. Büyük Atatürk Onur Ödülü Türk Devrimi sonrası parasız olacak ve almak öyle derin tarih ihanetleri karşılığı bir yazara para putu karşılığında verilmeyecektir.
* Ülkemizde para sermaye ve din adına kurumlarda toplanmakta sermaye ve siyaset her iki yapıyı 1950 sonrası düzeneklerle Türk Milleti aleyhine, batı şerri çıkarına kurumsallaştırmış olmalarına rağmen yıkılan ülkemiz yerine yine kendileri olmuştur. Çünkü artık bu iki kötü niyetin ortak hiçbir itibari değeri Türk Milletinde kalmamıştır.
* Bankalar az istihdamla ile çok para kazanan bir sektör olmasının Türk Milletine değil, parayla para kazanan kürsel sermaye tefecilere bunların ifadesiyle yatırımcılara yaramaktadır. Para ile para kazanmak nasıl bir yatırımdır? Zaten bankacılık ilk İtalya’da birisinin birisini parayla borçlandırıp, karşılığında verdiği paradan daha fazlasını isteyerek tefeci zihniyetle yine dünyaya batıdan bulaşmıştır. Bir banka çok para kazanıyor ve fahiş karlar açıklıyorsa bizim gibi üretmeyen ve tüketim ülkelerinde halk soyuluyor demektir. Bunun sonunu halkın bilinç düzeyini değiştirerek yapacağız. Zaten ileride verdikleri kredileri alamayacaklar, yapılandırma bile olsa alamayacaklar ve batacaklar. Çünkü bu haksızlık bir zulme dönüşmüş durumdadır. Hiçbir zulüm sonsuza kadar süremez. 19 Ocak 2016 mahşer gecesi faturaları kesilmiştir. İtibarları bitenlerin gelecekleri olamaz.
* Türk İnsanlık devrimi ile zamanla medya terörü ve sosyal ağlarda reklam alamayacağı için bu zihniyete hizmet etmeyecek işler terse dönecektir. Bugün borsa etrafımız savaş ve tehditler gırla dolaşmasına rağmen sermaye düşmanın tarafında durduğunu zaten parayı çekmeyerek ve kendi niyetlerine hizmet edecek tekrar 28 Şubat şer gömleği gibi sermayeye hizmet edecek birileri aranmaktadır. Kim gelirse gelsin Türk İnsanlık Halk Devrimi talepleri gerçekleşmeden bu ülkede put para ile huzur olmadığını herkes görecek ve devrim kendiliğinden gerçekleşecektir.
* Türkiye Cumhuriyeti Devletinde Türk Milleti adına Atatürk’ün yarım kalan insanlık devriminin gerçekleşmesi için geleceğinde bir müddet kamulaştırılan bankalar üretim konularına göre çeşitlendirilecek. Yabancı banka ve küresel şirketlerin faaliyetleri yasaklanacaktır. Oyuncu değişti de ne oldu bugüne kadar, hep ihanet, hep kandırmak, hep talan, hep yalan. Türk Milleti bunu çok iyi bilmediği ve sorgulayamadığı seçmek adına tercihsiz bırakıldığı için 12 Eylül ihanetine 28 Şubat şer gömleği giyenler Türk Milleti adına çalışmadıkları için niyetleri başka, söyledikleri başkaydı. Hala halkın karşısına çıkarken Amerika düşman ülkesine verip veriştirenler, arkasını dönüp görüşüyorsa ihaneti açıklamaya bu yeter ve artar bile. Nato ve üsler derhal kaldırılmalıdır. Kamulaştırmalar başlatılmalıdır. Yapmıyorlarsa sonları gelmiş demektir.
Batının tüm markalarına, maddi silahlarına karşı Atatürk’ün fikri tek başına yeterlidir.
Allah ve Atatürk’ün askerleri emanetin nöbetini yıllardır azimle tutmaktadır. Kimsenin endişe ve gelecek kaygısı duymak yerine yanlış yollara gitmemek adına doğruyu sahiplenmek gibi bir mecburiyetin kaçınılmaz görevini üstlenmek zorundayız.
Marka Değerim // Türk Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay
“Ey komisyoncu bank!
Senin rakam olarak bir değerin olabilir..
Bir markan da vardı değil mi?
Hatta alınır, satılırsın bile..
Yalnız benim karşıma yazabileceğin bir rakam yok.
Çünkü alınmam, satılmam! Haksızlığa alınırım!
Budur benim marka değerim.
O zaman üzerimden insanın marka değerini,
Bir hesaplayın bakalım, siz hesaptan iyi anlarsınız.
Kim değerli?
Söze gelince ‘insan’ dersiniz!
Sürdürülebilir raporlarınızda insanı öve öve bitiremediğinizi de biliyoruz,
İnsan hakkı nasıl yersiniz?
Ya da yemeye kalkarsınız?
Yoksa bu sizin alışkanlığınız olmasın?
Umarım tadınızı kaçırmadım,
Siz artık banka falan değilsiniz,
Ne olduğunuzu çok yazdım, yazdıklarımın satır aralarından çıkarırsınız.
Değeri para ile ölçen ve ölçülmeye değer misiniz?
Pardon siz patronsunuz ve kanunla kurulmuş şirketsiniz, bunu atlamayalım,
Ya ticari ve insani ahlak? Basiretli bir tacir olmalıdır der kanunlar,
Buna ne dersiniz?
Ne hakla haklarıma el uzatıp, beni ölçmeye kalktınız?
İşte sizin değeriniz. “
Son söz;
“Cebimizde bir el dolaşıyor, canı ne kadar istiyorSA o kadar alıyordu. İşte Türk İnsanlık Devrimi buna son veriyor.” // Önder Karaçay
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder