27 Şubat 2016 Cumartesi

Söz Konusu Vatansa Gerisi Teferruattır. // Mustafa Kemal Atatürk // Sandıkla Kir Yıkanamaz // Türk Devrimi Mensur Şiir, Söz ve Yazıları // Önder Karaçay

Söz Konusu Vatansa Gerisi Teferruattır. // Mustafa Kemal Atatürk // Sandıkla Kir Yıkanamaz // Türk Devrimi Mensur Şiir, Söz ve Yazıları // Önder Karaçay

resim42
Söz Konusu Vatansa Gerisi Teferruattır.  // Mustafa Kemal Atatürk // Sandıkla Kir Yıkanamaz // Türk Devrimi Mensur Şiir, Söz ve Yazıları // Önder Karaçay
 
Eskiden ibadette, kabahatte gizli olurdu.
 
Her ikisi de teknoloji aracılığıyla yapılması moda oldu.
 
Cuma namazına giden siyasetçinin peşinde kamera varsa o ibadet, ibadet değil gösteriştir.
 
Topluma her gün siyasetçi gündem belirliyorsa o toplum çürümüş demektir. Çürümüş toplumlarda zaten gündemi niceliğine nitelik aranan siyasetçiler başa gelirler. Ve çürümüş toplum sayesinde başa bela olurlar.
 
Eğer millet adına biri çıkıp milletinin adını söylemekten utanıyor veya benim milletim gibi millete köle veya kul görüyorsa ve çıkıp ekranların önüne, meclisten, milletten habersiz BOP ve GOP projelerine eş başkan olup sonrada bize şu görevi verdiler diye Bayrampaşa’da bayram yaparak birilerine alkış tutturuyorsa birileri de bunu videoya çekip servis ediyorsa kabahat teknoloji belasıyla o topluma bulaşmış demektir.
 
Düşünün kasetle birileri gönderiliyor, birileri katle gönderilen yeri birileri adına doldurabiliyordu.
 
Siber savaş denen buydu aslında yaşanıyordu, anlaşılmıyordu. 12 Eylül 1980 üçüncü paylaşım savaşının bir parçasıydı.
 
Başı Boş // Sır Mensur Şiirler // Önder Karaçay
 
“İmanı olmayanın,
Vicdanını cesaretle kullanmayanın,
Aklı olmadığı için başı boştur.
 
Aklı başında ol demiş Türk atalarım!
Anla artık başın boş olduğu için,
Bela boş başına dadanmıştır!
 
Balık baştan kokar demiş atalarım,
Şimdi koku kuyruğuna kadar değil,
Başı boş olan herkese ulaşmıştır!
 
Bir ülke düşünün başı boş! …”
 
Gezi eylemlerinde % 50’yi evde zor tutuyorum diyerek toplumu sokağa dökmek isteyen zihniyet, bugün yeşiline ve geleceğine sahip çıkan Artvin için yeni gaf daha üreterek Artvin yavru gezidir diyebiliyor…
 
Bu şu anlama gelmektedir. Gezide polise halkı vurun emrini verdim, yine veririm demektir. Halk tehdit edilmiştir cumhur koltuğundan. Farklı düşünen varsa yazsın…
 
Yine iş şiire düşmüştür…
 
Artvin Düşerse // Mensur Şiirler // Önder Karaçay
 
“Anadolu kaç dönüm?
Artvin yeşilin yedi rengini korumaya direniyor,
Artvin düşerse bize gelmiştir ölüm! “
 
Söz konusu vatansa gerisi teferruattır diyemeyenler, söz konusu makam ve koltuk için halk teferruattır demek mi? İstiyor acaba!..
 
Yanlıştan geçte olsa dönmüş gibi yapıyor olmak da başka bir vatana ve millete yanıltma ihanetidir.
 
24 Temmuz çok kritik bir dönüş tarihidir. Çünkü önce Diyarbakır merkez olacak sözünü tutmak için valilerle askerimizin elini ayağını bağlayan zihniyet, o gün çark ederek askerimize teröristleri ve yerleştirilen silahları temizleyin demekle kendi ihanetini kendi eliyle göstermiştir.
 
İki asker öldü diye kıyamet koparanlar şimdi size Allah’ın ilahi tecellisi diyor ki; dünyada insanlığı yok etmek için silah, düşman, savaş üreterek kan akıtanlar ve akıtanlara taşeron olanların tamamı mahşer tufanında canlı helak oldular. Bunun için mi? Kıyamet koparıyorsunuz?
 
Türk askerinin kanını kimse dökemez, tek bir askerimizin kanı bile her Türk düşmanından daha değerlidir. Bütün dünya karşımızda olsa bile daha değerlidir.
 
Çırpındıkça batıyor, çırpındıkça adaleti öldürüyor, çırpındıkça vatana ve millete zarar vermeye devam ediyorsunuz.
 
Düşman veya bir hedef üreterek sandıktan aklanma devri bitti. Askerimizin kanını ihanetle akıtarak kahraman olmak devri de bitti. Sizin devriniz bitti. Haberiniz olamıyor bir türlü…
 
Kur’an-ı Kerim Bakara Suresi 7. Ayet Meali Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı ;
 
“Bu nedenle Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir perde çekilmiştir. Onlar için büyük bir azap vardır.”
 
Kur’an-ı Kerim Nahl Suresi 108. Ayet Meali;
 
Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı İşte, Allah’ın, gönüllerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimseler bunlardır. Onlar gafillerin ta kendileridir.
 
Naklen televizyonda namaz kılmak Müslümanlık olmadığını, ibadet olmadığını, ibadet ve kabahatin gizli olduğu kuralına uymayanların yaptıkları işte böyle toplumun tepesine;
 
Kur’an-ı Kerim Yunus Suresi 100. Ayet Meali;
 
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk: Allah’ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.
 
Türk Milleti aklını otuz beş yıldır kullanamayanlar yüzünden üzerine pislik yağmasına sebep olmuşlardır. Son on dört yıl bu pisliğin adeta sağanak yağmur gibi yağmaya devam etmesidir.
 
Toplum gerçeği görüp, anlayıp fitne ve fesada uyacağına Türk Milletinin vatanı ve milleti için neyin gerçek olduğunu görene kadar bu zulüm sürecektir.
 
Sandıkta kir yıkayarak aklandığını sananlar daha fazla pislik toplumun tepesine yağmasının yolunu açtılar ve buna iştirak edenlerde aynı günahı işlediler. Çünkü akıl ve vicdanlarını işletmediler, çıkarın peşinden gittiler.
 
“Şahsi çıkar genel çıkarın önüne geçmişse o toplumdan hayır gelmez. ” // Önder Karaçay 

Her sıkıştığında ve kendini şahsi çıkarı adına kurtarmak istediğinde halkın önüne sandık koyan hem kötü niyetlidir, hem israf edendir, hemde orada halkın bilmediği başka bir oyun vardır. 60 günden fazladır işsiz bir Türk gencinden MUHTIRA alan ve vatana, millete ihanet eden derin sermaye devletinin kötü niyetlerini ortaya çıkaranların üzerine gitmeyenlerin halka gitmesi son maceralarıdır. Bitişleri kendi istekleriyle olacaktır.
Sandık // Türk Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay
Kendini yönetemeyenleri yönetirler diye kendimizi yönetmek için;
Hayatımız boyunca sandığa oy attık,
Sandığa her attığımız oyu demokrasi,
Oy verdiklerimizi de bizi temsil ediyorlar sandık!
Birileri tarafından kodlanmış kişiler oy istediler oy sözü verdik,
Bizi temsil etme sözü verdiler, söz aldık,
Bizi adam yerine koyup vekâletimizin sözünü tutarlar sandık!
İnandık, kandık, kandırıldık!
Sandıktan çıkanı biz sandık…
Ne sandığa attığımız oyumuza sahip çıktık,
Ne de sandığı açtıktan sonra sandıktan çıkana!
Önümüze sandığı koyan sandıktan çıkanın ne olduğunu söyledi,
Çıkanı doğru sandık.
İnsanlık tarihi hiçbir zaman yozlaşmış,
Temsili sistemle değişime uğramamıştır,
Sandığın fetiş tapınır bir hale gelmiş haliyle,
Seçeneksiz bir zorlamaya maruz kalmış olmamıza ne demeli?
Alternatifi bile seçenek aratırken!
Çünkü sandığı demokrasinin tek ve olmazsa olmazı sandık!
Sorunlu temsili sistemin tarihi sıkıntı üreten gerçekleri ortadayken,
Bu yalana bir şölen gibi alkış tutuyorken,
Barajlara, barikatlara takıldık kaldık!
Nereye destek adına millete baraj kuran bir sisteme adil dedik.
Birileri millete benim seçtiklerimi seçeceksiniz dedi,
Biz kimi seçtiğimizi bilemedik!
Çoğunluğun hangi yöntemle elde edildiğine bakılmadan,
O çoğunluğa karşı çıkanlara saygısızlık yaptık.
Aldatmacalarla insanlar pasifize ediliyorsa,
Orada ne temsili demokrasi vardır ne de sandık!
Sandığın dışında da demokrasiler ve örnekler var unutulmamalıdır,
Hangi sandıktan polis devleti şiddeti çıktı ki?
Dünyanın en güzel gözlü, en güzel yüzlü,
En güzel yürekli insanlarına acı su sıktı?
Kendine gelince baraj, halka eziyet etmeye gelince baraj, barikat,
Halkın attırdığı geri attırdığı adımları gel de bırak at,
Tarih çok iyi bilir, halkın kimlere, nasıl geri adımlar attırdığını?
Temsili demokrasi parmak hesabı olmayıp,
Mücadeleyi temsile taşıyabilmektir,
Yaşadığı zamanın ruhunun dışına çıkamayanlar,
Yüzünden sandıkta kaybetmeyi hep mahkûm sandık!
Siyasetçiler oy isterken konuştular yalnız hiçbir şey söylemediler,
Seçmenler dinlediler yalnız neyi söylemediğini anlamadılar,
Ve bu sebeple doğru seçim yapamadılar,
Parasız insanları kullandılar,
Paralı insanları parayla özgür yaptılar,
Yetkiyi kimden aldılar bu yetkiyi kimin çıkarı için kullandılar?
Yine de sandık dediler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder